Kavılca Çeşitlerinin Yaygınlaştırılması ve Kışlık Ekim Projesinin Çıktıları Çalıştayda Değerlendirildi

38 görüntüleme
Kavılca Çeşitlerinin Yaygınlaştırılması ve Kışlık Ekim Projesinin Çıktıları Çalıştayda Değerlendirildi

Ardahan Üniversitesi, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, T.C. Ardahan Valiliği ve Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) iş birliğiyle yürütülen “Ardahan İlinde Kavılca Çeşitlerinin Yaygınlaştırılması ve Kışlık Ekim Olanaklarının Araştırılması Projesi”nin sonuç çalıştayı gerçekleştirildi. Üniversitemiz Bilim İletişimi ve Proje Ofisi tarafından, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi ve Bilim Kafe çalışmaları kapsamında, 5 Kasım 2026 tarihinde Âşık Şenlik Kültür Merkezinde yapılan çalıştaya Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu başkanlık yaptı. Çalıştaya; SERKA Ardahan Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Sayın Ensar Bektaş, Ardahan İl Tarım ve Orman Müdürü Sayın Harun Akıllı, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Sebahattin Gündoğdu ve Meclis Başkanı Sayın Muharrem Çapan, Kızılay İçecek ve TİYSAT Bilim Kurulu Başkanı Sayın Prof. Dr. Muhammet Emin Çam, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden Sayın Dr. Ayten Salantur ile üniversitemizin farklı birimlerinden akademisyenler, tarım uzmanları ve kavılca üreticileri katıldı.

Doğu Anadolu Bölgesi’nin en kıymetli genetik ve tarımsal mirasları arasında yer alan kavılca buğdayının geleceği, bilimsel, teknik ve ekonomik boyutlarıyla ele alındı. Kavılca buğdayının (Triticum dicoccum) genetik mirasının korunması ve yüksek katma değerli işlenmiş gıdalara dönüştürülerek ulusal ve uluslararası pazarlara kazandırılması amacıyla yürütülen projenin çıktıları, bilimsel bulgular ve üreticilerin saha deneyimleriyle birlikte değerlendirildi. Genetik karakterizasyon, tohum ıslahı, kışlık ekim olanakları, üretim teknikleri, pazarlama kanalları ve fonksiyonel gıda geliştirme konularında görüş ve öneriler paylaşıldı.

Rektörümüz: “Kavılcanın Sahibi Tarım ve Hayvancılık Bilimleri Enstitüsüdür”

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu, akademinin sorumluluğunun somut verilere dayanarak topluma ve üreticiye rehberlik etmek olduğunu vurguladı. Kamuoyunda dile getirilen “13 bin yıllık ata tohumu” veya “tamamen glütensiz” gibi iddiaların bilimsel belgeler ve analizlerle açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek kavılcanın tarihsel, genetik, besinsel ve ekonomik özelliklerinin bütüncül biçimde araştırılmasının önemine dikkat çekti. Bu kapsamda, kavılcanın kökenine ilişkin arkeobotanik ve genetik kanıtların ortaya konulması; glüten kalitesi, glüten indeks değerleri ve besin öğelerinin analiz edilerek belgelenmesi; üretimin Ardahan çiftçisine ve yerel ekonomiye sağladığı yıllık gelirin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Üniversite ve bölge sanayisinin geliştirdiği işlenmiş ürünlerin de somut çıktılarla ortaya konulmasını isteyerek bu dört başlıkta elde edilecek veriler doğrultusunda, analiz ve tescil belgeleriyle desteklenen bir “Kavılca Karnesi” hazırlanmasını önerdi. Akademik kurumların bilimsel güvenilirliğini koruyarak araştırma sonuçlarını bölgesel kalkınmaya dönüştürmesi gerektiğini dile getirdi. Kavılca çalışmalarının kurumsal sorumluluğunun Tarım ve Hayvancılık Bilimleri Enstitüsüne ait olduğunu belirterek sürecin Enstitü bünyesinde koordineli biçimde yürütülmesini istedi. Üniversitemizin COP31 İklim Zirvesi’ne sunacağı 10 projeden biri olan kavılca projesinin, ürünün uluslararası tanıtımı için önemli bir lansman fırsatı olduğunu vurguladı.

Markalaşma ve Kesintisiz Arz İçin İş Birliği Vurgusu

SERKA temsilcileri, bölgesel ürünlerin tescillenmesi ve markalaşmasında mevcut durum analizinin ve eylem planlarının stratejik önemine dikkat çekerek Bal Projesi’nde elde edilen başarı modelinin kavılca buğdayı için de uygulanacağını ifade etti. Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Sebahattin Gündoğdu ve oda temsilcileri ise sanayicinin ürün alımındaki temel beklentisinin yılın 12 ayı kesintisiz arz olduğunu belirterek pazar kanalları hazır olmasına rağmen hammadde sürekliliğinin sağlanamadığını dile getirdi. İl Tarım ve Orman Müdürü Sayın Harun Akıllı ile kurum yetkililerinin değerlendirmelerinde, 2021-2025 yılları arasında dağıtılan 430 ton tohuma karşın işleme ve pazarlama kanallarındaki yetersizlikler nedeniyle ürünün ağırlıklı olarak hayvan yemi olarak kullanıldığı aktarıldı. Bu çerçevede, kavılcanın gıda sanayisine kazandırılması için üretim planlamasının işleme altyapısı ve pazar bağlantılarıyla birlikte geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Üniversitemiz akademisyenleri de yerel genetik kaynakların korunması ve bilimsel çalışmaların bölgesel katma değere dönüştürülmesine yönelik değerlendirmelerini paylaştı.

İklim Krizine Karşı Kuraklığa Dayanıklı Kavılcada Verimlilik Çalışmaları

Çalıştayda, kavılcanın kuraklığa en dayanıklı buğdaylar arasında yer aldığı vurgulanarak bölgenin sert iklim koşullarına uyum sağlayan bu genetik kaynağın, iklim değişikliği karşısında korunması ve üretiminin yaygınlaştırılmasının önemi belirtildi. Sayın Dr. Ayten Salantur sunumunda, ıslah ve seleksiyon çalışmalarına ilişkin bilgi vererek geleneksel üretimde ekilen tohum miktarına göre yaklaşık 1’e 4 düzeyinde olan ürün miktarının, deneme koşullarında 1’e 27’ye kadar çıkabildiğini aktardı. Bölgedeki üretim materyalinde altı farklı kavılca tipi bulunduğunun ifade edildiği görüşmelerde, mevcut popülasyondaki kırmızı, beyaz, küçük ve büyük taneli tipler arasından verimli ve dayanıklı olanların genetik yapıya müdahale edilmeden seleksiyonla çoğaltıldığı belirtildi. Bu materyallerin genetik kimlikleri ile fiziksel ve kimyasal özelliklerinin analiz edilerek farklı ürün gruplarına en uygun olanların belirlenmesi gerektiği üzerinde duruldu.

Kavılcadan Katma Değerli Gıdalara ve Biyobozunur Ambalajlara

Sayın Prof. Dr. Muhammet Emin Çam ile gıda mühendisliği, biyokimya ve gastronomi alanındaki akademisyenlerimizin katkılarıyla kavılcanın besin bileşimi ve işlenme olanakları görüşüldü. Ekmeklik buğdayda bulunan D genomunu taşımayan kavılcanın, makarnalık buğdayın genetik atası olduğu belirtildi. Ürünün glütensiz olmadığı, işleme özelliklerinde glüten miktarından çok glüten yapısı ve kalitesinin belirleyici olduğu ifade edildi. Bu nedenle yüzde 100 kavılca unuyla endüstriyel ölçekte yüksek hacimli beyaz ekmek üretimi yerine kalıp veya tava ekmeği, erişte, noodle, bisküvi ve kraker üretimine öncelik verilmesi önerildi. Fonksiyonel gıda ve sıfır atık çalışmaları kapsamında, peynir altı suyuyla protein bakımından zenginleştirilmiş sporcu gıdaları, kahve zarı katkısıyla antioksidan içeriği artırılmış makarnalar ve kavuz atıklarından elde edilen selüloz nanokristallerle biyobozunur ambalajlar geliştirildiği ifade edildi. Üreticilerin saha deneyimleri doğrultusunda taban fiyat güvencesi, sözleşmeli üretim, TARSİM sigorta primlerine yönelik indirim ve destek olanakları ile mibzer kullanımının yaygınlaştırılması konuları da ele alındı.

Tamamlanan Projenin Çıktılarıyla Yeni Projeler Geliştirilecek

Çalıştayda, tamamlanan “Ardahan İlinde Kavılca Çeşitlerinin Yaygınlaştırılması ve Kışlık Ekim Olanaklarının Araştırılması Projesi” kapsamında elde edilen bulguların ve hazırlanan sonuç bildirgesinin, sonraki çalışmalara temel oluşturacağı ifade edildi. Kavılcanın üretiminden işlenmesine ve pazarlanmasına uzanan alanlarda yeni projeler geliştirilerek üniversite, kamu kurumları, sanayi ve üretici iş birliğinin sürdürüleceği belirtildi. Program, çalıştaya katkı sunanlara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle son buldu. Projenin sonuçları ile katılımcıların görüş ve önerileri doğrultusunda hazırlanan 15 maddelik sonuç bildirgesi şu başlıklardan oluştu:

 Kavılcanın Geleceği İçin 15 Maddelik Sonuç Bildirgesi

1. Kavılcanın haritalandırılması, envanteri ve coğrafi yayılımı: Kavılca buğdayının bölgedeki ve Türkiye genelindeki ekim alanlarının belirlenmesi, coğrafi haritalandırmasının yapılması, ulusal envantere ve COP31 kapsamında sunulması planlanan projelere dâhil edilmesi.

2. Kurumsal sorumluluğun belirlenmesi: Kavılca projesinin yürütülmesi, tescilli markasının yönetimi ve ilgili çalışmaların koordinasyonunun Ardahan Üniversitesi Tarım ve Hayvancılık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde yapılandırılması.

3.  Kavılcanın belgeli tarihçesi ve kökeni: Kavılcanın makarnalık buğdayla genetik ilişkisinin açıklanması; kökeni ve tarihçesinin bilimsel araştırmalara ve belgelere dayalı olarak hazırlanması.

4. Öncelikli işlenmiş ürün grubu ve üretim tesisi: Pazar bağlantılarının güçlendirilmesi ve ticari rekabet gücünün artırılması amacıyla Tarım Kredi Kooperatifleri ile iş birliği olanaklarının geliştirilmesi; öncelikli olarak erişte ve noodle üretimine yönelik müstakil bir tesis kurulması.

5.  Katma değerli ürünlerin çeşitlendirilmesi: Erişte ve noodle üretimini takiben kraker, bisküvi ve kurabiye çeşitleri ile üniversite laboratuvarlarında geliştirildiği belirtilen kavılca lokumu ve kavılca kolonyasının üretim ve ulusal pazara sunulma olanaklarının değerlendirilmesi.

6. Kavılca Araştırma Merkezi kurulması: Enstitü bünyesinde ziraat ve gıda uzmanlarının görev alacağı, üreticilere teknik destek sunacak ve saha çalışmalarını takip edecek bir Kavılca Araştırma Merkezi oluşturulması.

7. Kavılca ekmeği üretimi: Üniversite imkânlarıyla kalıp veya tava yöntemi kullanılarak yüzde 100 kavılca unundan ekmek üretilmesi; günlük 300 adet gibi başlangıç kapasitesi seçeneklerinin değerlendirilerek ürünün üniversite birimlerinde ve misafirhanelerde tüketilmesi, ayrıca yerel pazara sunulması.

8. Kavılca değer zinciri analizi: Tohum temininden üretime, işlemeden pazarlamaya ve nihai tüketiciye ulaşmaya kadar bütün aşamaları kapsayan bir değer zinciri analizi yapılması; süreçteki ihtiyaçların ve geliştirilmesi gereken alanların belirlenmesi.

9. Agroekolojik üretim özellikleri ve marka hikâyesi: Kavılcanın bölge iklimine uyumunun ve organik ya da ekolojik üretime elverişliliğinin bilimsel verilerle belgelenmesi; bu özelliklere dayanan bir marka hikâyesi oluşturulması.

10.  Yaşam döngüsü analizi ve sürekli izleme sistemi: Üretimin çevresel etkilerinin ve sürdürülebilirliğinin yaşam döngüsü analiziyle (LCA) incelenmesi; ürün kalitesinin her yıl belirli aralıklarla takip edileceği bir izleme sistemi kurulması.

11. Tohum Kalite ve Verimlilik Analiz Birimi ile gen bankası: Enstitü bünyesinde fiziksel, kimyasal ve genetik analizlerin yapılabileceği bir Tohum Kalite ve Verimlilik Analiz Birimi oluşturulması; yerel genetik kaynakların korunmasına yönelik bir gen bankası kurulması.

12.  Personel istihdamı ve üretim alanı tahsisi: Erişte ve ekmek başta olmak üzere üretim faaliyetlerinin sürekliliğini sağlayacak kadrolu teknik personel ve işçi ihtiyacının karşılanması; üretim için müstakil bir fiziksel alan tahsis edilmesi.

13.  Tarımda mibzer kullanımının yaygınlaştırılması: Üreticilerin elle ekim veya gübre serpme makinesiyle ekim yerine uygun mibzer kullanımına yönlendirilmesi; gerekli ekipman altyapısının ve teknik desteğin sağlanması.

14. Üretim-tüketim dengesi ve sporcu beslenmesi: “Tükettiğini üret, ürettiğini tüket” anlayışı doğrultusunda üretim ile tüketim arasındaki bağın güçlendirilmesi; kavılca ununun peynir altı suyuyla birlikte değerlendirilerek sporcu beslenmesine yönelik yüksek proteinli fonksiyonel gıdalar geliştirilmesi.

15. Paydaş kurumlar arasında sürdürülebilir iş birliği: Sürecin, üniversitenin ilgili enstitüsünün koordinasyonunda Tarım Kredi Kooperatifleri, SERKA, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası ve diğer paydaşların görev ve sorumluluklarının tanımlandığı sürdürülebilir bir iş birliği ağıyla yürütülmesi.